İçeriğe geç →

Şubat 2020 Kazananları

Sevgili yazar-okuyucu. Geciktik ama sonunda kazananları açıklama zamanı geldi.

Gerek Ekşi Sözlük’te, gerekse sosyal medyada hakkımızda türlü iddialar dolaşmaya devam ediyor. Ne dolandırıcılığımız kaldı, ne şerefimiz, ne de karakterimiz. Fakat hala bize fikir atmaya devam ediyorsun, ne desek az. Sağ ol, var ol.

Bu sefer bize gelen fikir sayısı 150’den fazlaydı. Yine saymadık fikirleri ama aşağı yukarı bu kadar olduğunu düşünüyoruz. Hala sorumsusuz, kabul ediyoruz. Sen de bizi böyle kabul et, lütfen.

Kazananlara geçmeden evvel söylemek istediğimiz bazı şeyler var:

1- Eğer bu üç kişiden biri değilsen, bu seni daha iyi ya da daha kötü bir yazar yapmaz. Bu fikrini de daha iyi ya da daha kötü bir fikir yapmaz. Bunu sadece şöyle düşün: Birkaç insan bir araya gelip fikirleri okudu ve kendilerine en yakın olanları seçti. Tamamen subjektif yargılarla. Senin de bildiğin gibi zaten sinema ve hatta sanat topyekün subjektif yargılardan oluşmuyor mu zaten? Entel konuşmaları bırakıyoruz ve devam ediyoruz.

2- Birinci fikri seçerken kısa film senaryosu yazmaya yatkın olup olmadığı önemli bir faktördü. İkinci ve üçüncü fikir içinse bunu düşünmedik.

3- Fikrinle alakalı tartışmak, ilk üçte neden olmadığını sorgulamak istiyorsan lütfen bize yaz. Boş vaktimiz çok. Dilimiz döndüğünce açıklarız neden olmadığını, bizce, yani subjektif yargılarla, yukarıda demiştik.

4- Fikirlerin büyük bir bölümü içimizi kararttı. Oldukça olumsuz, şiddet dolu ve depresif fikirlerdi. Allah aşkına böyle fikirler atma, n’olur atma.

Şimdi kazananlara geçebiliriz:

Şubat 2020 – Birinci Fikir

Aşkın Pembe Pijamalı Halleri
Film narkoleptik bir bireyin üzerinden modern dünyanın meta aşkını sorgular. Başrol adamımızın hayatı boyunca en fazla vakit geçirdiği meta varlık, 20 yıldır kullandığı yatağıdır. Bir gün başına bir felaket gelen yatağın yenisiyle değişmesi gerekmektedir. Adam da yeni yatağıyla, eskisiyle kurduğu bağı tekrarlayamaz.

Bu güzel fikrin sahibi, Duygu İlkimen kendini ve başvuru sürecini şöyle tanımlıyor:

Bir insanı anlamak belki de onun idolleştirdiği kişiyi anlamaktan geçer. Benim idolüm hiç olmadı, ama inandıklarım var. Mesela kötü geçen bir günde girdiğim ilk kitapçıda, gözüm kapalı seçtiğim ilk kitabın, o yılın en çarpıcı kitabı olacağına inanırım. Bir kadının, Mileva Maric’in, başarılarının yanında başarısızlıklarına inanırım. Boş zamanlarımda (genelde boş olmayan zamanlarımda da) Bantmag okumaya, resim çizememeye, kanaviçe işlemeye ve arkadaşlarımla anlamsız bir kafede anlamsız sohbetler etmeye bayılırım.

Öte yandan, 18 yaşında, sıkıldığı her anda duvara bakıp kahkaha atan biriyim. Sıkıldığım bu anların birinde sizin yarışmanızı gördüm. Yarışmaya katılmak için çok az zamanın yeterli olması beni cezbetti. Sonra da aklıma gelen ilk senaryoyu yazıp gönderdim.

Kendini böyle tanıttıktan sonra da bize bu parçayı yolluyor:

Şubat 2020 – İkinci Fikir

İçimdeki Adam
Miray bir arkadaşlık uygulamasına üye olur. Birçok erkekle anlaşamaz, biri hariç. Adeta ruh ikizi gibidirler ve birbirlerinin tipini de beğenirler. Konuşmaları ilerledikçe aşık olurlar, buluşmaya karar verirler ama adam gelmez. Çünkü uygulamada konuşulan kimse insan değildir, kullanıcıların arama geçmişleri taranarak mükemmel botlar üretilmiştir.

Bu ilginç bilim-kurgu fikrinin sahibi de Can Uludağ. Bize şunları söylüyor:

Doğrusunu söylemek gerekirse fikrimi, hayallerimi seven bir arkadaşımın ısrarı ile yazdım. Hayal gücümü ben de seviyorum. Onlarca senaryo kurgulayabiliyorum, şarkılar yazabiliyorum, yazılım fikirleri bulabiliyorum fakat tembelim. Rubai okumayı severim. Arada karikatür çizerim. Yeşil adamdır, gri uyuzdur. Mehmet Güreli’den Bulut Geçti’yi dinlemeye bayılırım. Steve Cutts animasyonları izlenmesini tavsiye edebilirim. Bunun dışında hepimizin donanımdan ve yazılımdan ibaret olduğuna inanıyorum.

Şubat 2020 – Üçüncü Fikir

Yaşamak
Nihal ile Faruk aşık olarak evlenmişlerdir ve 2 çocukları vardır. Çocuklarını kazada kaybederler. Nihal bunu atlatamayıp tüm suçu kocasında bulunur ve onunla hiç tanışmamış olmayı diler. Bu dileği kabul olur ve onunla tanışmadığı döneme gider. Her şeyi hatırlar ve pişmandır. Her şeye rağmen onu tanımayan kocasına gidip her şeyi anlatır.

Bu dramatik ve vurucu fikrin sahibi de Nurgül Berzah. O da şöyle anlatıyor:

Yarışmanızı gördüğümde her türlü paranoyak duygularımı ört bas ederek katılmaktan bir zarar gelmeyeceğine kendimi inandırdım. Aslında bilgisayarda kaybolan bir word dosyasında duracağına birilerinin kullanabileceğini düşünmek hoşuma gitti. Uzun bir senaryo fikridir. Çok sert eleştiriler vardı içinde ama minimalleştirip gönderdiğimden romantik bir cümle kaldı geride.

Kendimden bahsedeyim. X senesinde doğdum, Y bölümünü bitirdim kısmını geçiyorum. Sarkastik olmak gibi kötü bir yanım var, ister istemez kullandığım üsluba yansıyor. Bu yüzden dergilerden geri çevrilen yazılar, iptal edilen basımlar, neler neler. Benim suçum değil, doğuştan geliyor dedim, kapitalist sistemin üzerine tuz biber olduğunu, metalaştırılan kadının yeni bir tarza ihtiyacı olduğu söyledim. Satmayan şeylerle ilgilenmiyoruz dediler. Oysa masun bir romantik olmayı çok isterdim.

İkinci yarışmamızın kazananları böyle sevgili yazar-okur. Birinci olan fikrin senaryosunu birkaç gün içinde yazıp sitemizde yayınlayacağız.

Bizi takip etmekten vazgeçme.

Kategori: Yarışma sonuçları

Yorumlar

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir